Masalları

AKIL VE TALİH

Evvel zaman içindeydi, kalbur saman içindeydi, bebekler yemek yapar, çocuklar annelerinin beşiğini tıngır da mıngır sallar idi. O günlerden birinde, babam, ninesinin ninesinin ninesine ait bardağı şangır şungur kırmaz mı?! Ninesi de süpürgeyi kapıp onu kovalamaz mı?! Babam kaçar, ninem kovalar Babam kaçar ninem kovalar. Bakarki babam, süpürgenin sapı ha indi ha iniyor tepesine, bir…

VERİLEN SÖZ TUTULMALI

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde ormanlardan bir ormanda bir kurt yaşıyormuş. Bir zamanlar uludu mu dağı taşı inleten, gölgesini bile gören hayvanlara korku saçan bu kurt, yıllar geçtikçe, gücünden kuvvetinden çok şey kaybetmiş. Artık eskisi gibi “hop” deyince av bulamıyormuş. Hatta aç kaldığı günler bile oluyormuş. Hatta aç kaldığın günler bile oluyormuş. Kurt bakmış…

BAKMAKLA USTA OLUNSA, KEDİLER, KÖPEKLER KASAP OLURDU

Çok çok eskiden, ülkelerden birinde, belki de yurdumuzda ele avuca sığmayan, bir an bile yerinde duramayan cin mi cin bir çocuk yaşarmış. O yüzden de herkes Cinoğlan dermiş ya ona. Cinoğlan tam adına uygunmuş doğrusu. Bir evde bir saat kalsa, ev halkı cin çarpmışa dönermiş. Anası bakmış olacak gibi değil. Cinoğlana ne söz, ne azar…

ÇÖREKÇİ NİNENİN SORUNU

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yemyeşil ormanlardan birinde, kırmızı kiremitli evleriyle bir dağ köyü varmış. Bir masal ülkesini andırırmış bu dağ köyü. İnsanların yüzünden sağlık fışkırırmış. Hepsi birbirini sever, kimse kötülük düşünmezmiş öteki hakkında. Bunda bilge dedenin de payı büyükmüş. Çünkü dağ köyünü bu sağduyu sahibi iyi yürekli, bilgili, eğriye eğri, doğruya doğru diyen…

HAŞARI OĞLAN

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ülkelerden bir ülkede, denizlerden bir deniz varmış. Kışın dalgalarının üstünden beyaz köpükler eksik olmaz, gürültüsü ta uzaklardan duyulurmuş. Ama siz bir de yazın görün bu gürültücü, azgın denizi. O zaman uslu bir çocuk gibi olurmuş. nazlı nazlı kıyılardaki kumlarda oynaşır, dalgaların şıpırtısı insanlara ninni gibi gelirmiş. Tabii herkes denize…

TEMBELLİĞİ BIRAK ÇALIŞ

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken şu eski evin içinde. Ben diyeyim şu ülkede, siz deyin bu ülkede bir adam yaşarmış. Ama ne yaşadığına şükreder, ne güneşten, ne yağmurdan sevinirmiş. Ağzından bir gün güzel bir söz işitmemiş kimsecikler. Bir gün güldüğünü görmemişler. O yüzde de, DERTLİ koymuşlar adını. Adamın asıl adı dertli…

KINALI KIZLA KÜSTÜM OTU

Evvel zaman içindeyken, kalbur saman içindeyken, sevimli mi sevimli bir kız yaşarmış. Yanakları, minicik burnu çillerle kaplı, saçları da kına yakılmış gibi kızılımsı kestane rengindeymiş. Onun için herkes onu KINALI KIZ diye çağırırmış. Meğerki konusu komşusu, anası babası öyle diyor, biz niye demeyelim? Evet, bu kınalı kız sevimli olmasına sevimli, güzel olmasına güzelmiş ama, çok…

AKÇA DEDENİN KİBRİT KUTUSU

Bir zamanlar, ülkelerin birinde sevimli mi sevimli, al al yanaklı, ak pak saçlı bir dede yaşarmış. Herkes ona Akça dede dediği için, dedecik bile kendi adını neredeyse unutacakmış. İşte bu akça dedeye yaş günün bütün köy halkı birleşip, güzel, pırıl pırıl bir çakmak almışlar. Sonra da elindeki kibrit kutusunu alıp, “Artık bu kibritlere gerek kalmadı”…

İYİLİK EDEN İYİLİK BULUR

Yeryüzündeki kocaman kocaman dalgalı denizlerden birinde minicik bir ada varmış. İşte bu yemyeşil adada annesinin babasının sarıoğlan diye çağırdığı sevimli mi sevimli bir çocuk yaşarmış. Adından da belli ya sarıoğlanın, başak sarısı saçları, deniz mavisi gözleri varmış. Ama onu, çevresindeki herkese, ormandaki bütün hayvanlara sevdiren ne sarı saçları, ne de kocaman kocaman mavi gözleriymiş. Sarıoğlan…

AKÇA DEDE, PAKÇA NİNE VE ÜÇ HIRSIZ

Masalallar ya “Evvel zaman için, kalbur saman içinde” diye başlar, ya “Bir varmış, bir yokmuş” diye. Bu masalımızda bütün hepsi gibi başlıyor ama, bakın sonunda neler oluyor, neler bitiyor. Evvel zaman içindeyken, kalbur saman içindeyken, ülkelerden bir ülkede, köylerden bir köyde, akça dede derler bir dede yaşarmış. Saçı sakalı kadar yüreği de ak bir kişi…