Masalları

KAR KUNDURALI TAVŞAN

Şimdi sizlere Lepus tavşanının masalını anlatacağım çocuklar. Bu tavşanın bir adı kar kunduralı tavşanmış. Ne yalan söyleyeyim ninem bana bu masalı anlatana kadar böyle bir tavşan olduğunu ben de bilmiyordum. Ninem kitaplardan bu beyaz patikli tavşanın resmini gösterdi de iyice inandım artık bu tavşanın varlığına. Ninemin dediğine göre, bundan yıllarca önce ormanların birinde “pofuduk” adında…

TUZCU DEDE

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, balıklar ormanın, kuşlar denizin içindeyken, karıncalar yük taşır, aslanlar onlara hizmet ederken, kaf dağının ardında bir ülke varmış. Yalanın böylesi de az olurmuş hani. En iyisi, biz yalanı dolanı bırakalım bir yana, “bir Tuzcu Dede vardı” diye başlayalım anlatmaya. Hani bizim Uludağ ver ya, işte onun gibi ulu bir…

KAZMA DİŞ

Çok çok eskiden, yeryüzündeki ormanlardan bir ormanda, bir sincap yaşarmış. Sevimliliğine sevimliymiş, güzelliğine güzelmiş ya kazmadiş sincap, birazcık tembelmiş. Daha doğrusu keyfine düşkünmüş. Diyelim canı uyumak istese, bütün işini gücünü bir yana bırakır, hiç bir şeyi düşünmeden yatar uyurmuş. Top patlasa da uyanmazmış. Büyükleri istedikleri kadar, “Kuzum kazmadiş sincap şu işini bitirip yatsan olmaz mı?!”…

GÜCÜNÜ İYİYE KULLAN (KARINCALAR)

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bilseniz neler varmış neler yokmuş. Pireler varmış berberlik eden, develer varmış tellallık eden, kuşlar varmış orkestra yöneten. Peki ne yokmuş? Durun, onu da söyleyeceğim. Masalımızdaki, masal ormanında rahat da yokmuş, huzur da. Çünkü sözünü ettiğim bu ormanda astığı astık, kestiği kestik bir aslan yaşarmış. Herkesten güçlü, kuvvetli ya bizim…

KARGA, KEKLİĞİ TAKLİT EDEYİM DERKEN KENDİ YÜRÜYÜŞÜNÜ ŞAŞIRMIŞ

Bizim komşumuz bir cin mi cin oğlan vardır. Herşeyi iyidir hoştur cin oğlanın, ama bir kusuru vardır ki, bütün güzel yanlarını silip süpürür. Cinoğlan, her önüne geleni taklit eder. O yüzden de çoğu kez alay konusu olur arkadaşlarına. Dün gece dedem çekti onu karşısına bir masal anlattı. “Bu masal senin gibi, halinden memnun olmayan, ona…

YİĞİT DELİKANLI

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir palan vurdum bizim topal çekirgeye, meydan okudum dereye tepeye. Hop diyerek, zıp diyerek, türkü masal derleyerek, işte geldim yine sizlere masal anlatmaya. Şimdi anlatacaklarım çok çok eskiden geçmiş. O zamanlar bilim ve teknik bu denli ilerlememişmiş. İnsanlar her şeyi büyüyle çözümleyeceklerini sanırlarmış. Tabii hiç bir işlerini de çözümleyemezlermiş….

SAKLA SAMANI GELİR ZAMANI

Bir zamanlar bir ülkenin bir köyünde bir çiftçi yaşarmış. Bütün yaz çalışır, tarlasını eker, güzün de buşdaylarının bir kısmını satar, bir kısmını da, kışın kendileri için saklarmış. Buğdayın saplarını da hayvanları kışın yesin diye ahırın bir köşesine yışarmış. Yıllardan bir yıl, ekin öylesine bol olmuşki sormayın gitsin. Ambarlar dolup dolup taşmış. Tabii o yıl saman…

TOPRAK ANANIN YANLIŞLIĞI

Bir zamanlar, incecik bir derenin suladığı yemyeşil bir çayırlık varmış. Otların, yoncaların boynu upuzunmuş. . Hele renk renk çiçeklerinin güzelliğini seyretmeye doyum olmazmış. İnekler, koyunlar, keçiler bu otlağa gelir. Bir güzel karınlarını doyururlar, derenin suyundan içerek susuzluklarını giderirlermiş. Sonra kelebekler, arılar da hiç eksiz olmazmış. Çayırlık bunca sevgiden ilgiden dolayı çok mutluymuş tabii. Ama yıllardan…

MİNİK DAMLALARIN SERÜVENİ

Bir zamanlar üstünde minicik bir su damlasının yaşadığı bir bulut varmış. Minik su damlası bulut evini çok sever, öteki su damlalarının tersine yeryüzüne inmek hiç istemezmiş. Aslında söz aramızda yeryüzüne inmekten korkuyormuş, su damlası. “Burada rahatım yerinde. Ne diye yeryüzüne ineyim? Hem ben gökyüzünü seviyorum” diyormuş da başka bir şey demiyormuş. Öteki damlalar minik su…

OYUNCAKLAR

Çok çok eskiden, tahtadan yapılmış oyuncak toplayan bir kral yaşarmış ülkelerin birinde. Hani sizlerin tahtadan horozlarınız, kedileriniz, köpekleriniz var ya. İşte bu tahta oyuncaklardan yüzlerce varmış o sözünü ettiğim kralda. İnsan bu oyuncakların olduğu odaya girince kendisini cüceler ülkesinin hayvanat bahçesinde sanırmış. Şimdi siz belki de, “Koskoca kral, tahta oyuncaklarla mı oynuyor, olur mu hiç…